Yer Çekimi Nedir

0 28

Yer çekimi, günümüzde uzaydaki büyük kütleli cisimler için konuşulsa da, genel olarak bir kütleye sahip tüm maddeler arasındaki evrensel çekim kuvvetine verilen isimdir.

Basitçe anlatmak gerekirse, yer çekimi, sizin Dünya yüzeyinde kalmanızı sağlayan kuvvettir. Çünkü, Dünya’nın kütlesi, vücudunuzun kütlesini yer çekimsel olarak çeker. Eğer, cisimler arasında yer çekimi kuvveti olmasaydı, yüzeyde kalmanız imkansız olurdu. Uzayda, sabit hızda bir yöne doğru ilerliyor olurdunuz.

Yer çekimi, cisimler arasındaki çekim kuvvetinin bir sonucudur. Bu yüzden, sadece gezegen ölçeğinde düşünmemek gerekiyor. Evrendeki herhangi iki nesne arasında bir çekim yaratan kuvvettir. Sizinle elinizde tuttuğunuz bardak arasında veya masada yan yana duran iki eşya arasında çekim kuvveti vardır. Fakat, bu iki cisim arasındaki çekim kuvveti çok zayıftır. Bu nedenle, bu denklemin bir tarafında gezegenler, yıldızlar veya asteroitler gibi büyük kütleli cisimler yoksa, hesaplanması gereken bir değer olmaz.

Yeryüzünde bulunan ve bir kütleye sahip tüm cisimler, Dünya’nın yer çekimi etkisi altındadır. Ve Dünya’nın yer çekimi, etkisindeki cismin kütlesiyle doğru orantılı olarak uygulanır. Her bir insanın vücut ağırlığı, yer çekiminin bir sonucu olarak meydana gelir. Kütle sabitken, ağırlık bulunduğunuz gezegenin yer çekimine bağlı olarak azalır veya artar. Fakat, asla yer çekiminin olmadığı bir gezegen bulamazsınız.

Yer Çekimi Tarihi

Yer çekimi ilk olarak 1600’lerde, Isaac Newton tarafından ortaya atıldı. Newton, yer çekimini tüm maddelere etki eden evrensel bir kuvvet olarak tanımladı. Teorisine göre, yer çekimi cisimlerin kütleleri ve aralarındaki mesafe ile ilgiliydi. İki cisim birbirinden uzaklaştıkça, birbirlerine uyguladıkları yer çekimi azalacaktır. Kütleleri artarsa, yer çekimi de artacaktır. Aynı durum, tam tersi için de geçerliydi.

Newton’un 1687 yılında yazdığı Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica isimli kitabıyla ortaya koyduğu bu kavram, daha öncesinde Güneş Sistemi içerisinde açıklanamayan birçok olaya ışık tuttu. Bu kavram, Güneş’in yer çekimi etkisi altında sıralanan gezegenleri, asteroitleri ve diğer cisimleri açıklamış oldu. Dünya’nın yer çekimi etkisi altında bulunan uydusu Ay’ın niye orada olduğunu da açıkladı.

Newton’un bu keşfinin, her ne kadar yıllar içerisinde eksikleri olduğu ortaya çıksa da, tarihe yön verdiğini söyleyebiliriz.

Bunları da Okumak İsteyebilirsiniz

Yazı Hakkında Sorularınızı Bize Yazın

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.