Gezegen Nedir? Gezegen Olma Şartları Nelerdir

0 127

Gezegen nedir” sorusuna çoğu kişi gezegenlerin isimleri ile karşılık verecektir. Fakat, ilgili kişiler haricinde gezegenin kelime anlamı veya yeni gezegen olma şartları tam olarak bilinmiyor.

Gezegen, Türkçe’de başka birçok dilde olduğu gibi gezgin kelimesinden türemiştir. Bunun nedeni de, geçmişte gezegenler tanımlanırken, gece gökyüzünde hareketli olarak görünen cisimlere verilen isim olmasıydı. Yıldızlar gökyüzünde sabit olarak görünürler. Gezegenler ise, hareket ederler. Bir cismin gezegen olup olmadığını ayırt etmenin en ilkel yollarından birisi budur.

Fakat, artık antik çağlardan beri kullanılan yöntemin haricinde yeni gezegen olma kriterleri bulunuyor. Bu şartlar, 2006 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Astronomi Birliği toplantısı ile belirlendi. Ve o tarihten itibaren bu şartlara göre gezegenler belirleniyor.

Uluslararası Astronomik Birliği toplantı sonrasında duyurduğu yeni şartlarla bir gezegeni şöyle tanımladı:

Gezegen Olma Kriterleri

  • Güneş’in yörüngesinde bulunmak,
  • Bir gezegenin uydusu olmamak,
  • Küresel veya neredeyse küresel olabilecek kadar yeterli kütleye sahip olmak,
  • Yörünge çevre bölgesini başka cisimlerden temizlemiş olmak

Uluslararası Astronomi Birliği, toplantıda aldığı karar doğrultusunda bu dört şartı sağlayan cisimleri gezegen olarak tanımlama kararı aldı. Eğer bir cisim ilk üç maddeyi sağlıyor, fakat dördüncü maddeyi sağlayamıyorsa, o cisim de cüce gezegen olarak sınıflandırılıyor.

Gezegen Olma Şartları

Bu sınıflandırma farklılığı yüzünden 2006 yılında yaklaşık 76 yıl boyunca gezegen olarak kabul edilen Plüton, gezegen statüsünü kaybederek, cüce gezegen sınıfına geçirildi. Plüton’un cüce gezegen olarak sınıflandırılmasında, yörüngesinde bulunan Charon isimli uydusunun büyüklüğü etkili oldu.

Gezegen Tarihi

Tarihte zaman içerisinde, gezegen olarak sınıflandırılan nesneler değişti. Antik Yunanlılar Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn, Ay ve Güneş’in gezegen olduğunu düşünüyorlardı. Bu düşüncenin oluşmasındaki başlıca sebep ise, yakın çağlara kadar tüm evrenin Dünya’nın etrafında döndüğüne inanılıyordu. Yani Dünya, günümüzde Güneş’in bulunduğu konumda düşünülüyordu.

17. yüzyılda Galileo Galilei geliştirdiği teleskop ile Jüpiter’in dört büyük uydusunu keşfettiği dönemde başlayan aydınlanma, gökbilimcileri Güneş Sistemini daha iyi anlamaya yöneltti. Dünya dahil tüm gezegenlerin Güneş’in yörüngesinde bulunduğu, ve başka gezegenlerin de uydularının olduğu anlaşıldı. Sonrasında gerçekleştirilen diğer gezegen keşifleri ile de, her seferinde bir adım daha ileri giderek, gezegenler hakkında daha fazla bilgi edinildi.

Yazı Hakkında Sorularınızı Bize Yazın

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.